Gayrimenkul Hukuku

Gayrimenkul hukuku neleri kapsar; ülkemizde ya da ülkemizin dışında bir gayrimenkulün devrinden geçerli olan satış adımlarına kadar her alanda size destek olacak uzman avukatınızı bulmalısınız. Gayrimenkul hukukunun son dönemlerde ülkemizde inşaat sektörünün de gelişmesi ile beraber çok daha sık başvurulan bir alan olduğunu siz de görebilirsiniz. Her hukuk alanında olduğu gibi bu noktada da alanında uzman olan isimler ile iş birliği yapmak sizin için genel işlem verimliliğini pekiştirilecektir. Hukuk Büroları bu alanda sizin için hizmet verecek ve dava takibini yapacaktır.
Hangi Alanlarda Hizmet Verilmektedir?
Gayrimenkul hukuku neleri kapsar; haklarınızın korunması kadar sizin dahil olacağınız davanın hangi mahkemenin yetki sınırları içerisine girdiği konusunda da bilgi sahibi olunmalıdır. Gayrimenkul hukuku denildiği zaman akla ilk olarak gelen dava konuları şu biçimde sıralanıyor;
Bir gayrimenkulün tapu işlemleri ve bu konudan doğacak olan sorunların tümü
Kira sözleşmelerinin hazırlanması, ev sahibi ve kiracıların haklarının muhafazası
Ülkemizde yabancı kişilerin vatandaşlık sahibi olmadan mülk edinme süreçleri
Gayrimenkullerin alım satımından doğan tüm hususlar
Avukatınız bu konu başlıkları hakkında size gerekli olan danışmanlığı eksiksiz biçimde sunacaktır. Hukuk Büroları ile iletişim kurarak alanında uzman bir ekip ile haklarınızı savunabilirsiniz.
Gayrimenkul Hukukunda Müdahalenin Önlenmesi Davası
Gayrimenkul hukuku neleri kapsar; müdahalenin önlenmesi bir diğer adı ile men-i müdahale davaları kapsamında yetkin avukatlar ve hukuki danışmanlık ile haklarının koruma altına alınmasını mümkün kılabilirsiniz.
Öncelikli olarak bir taşınmazın kullanıma alınması sırasında muhakkak bu malın sahibinden onay alınması gerekiyor. Bu en temel kuraldır.
Mülkün sahibinin onayı olmadan kişilerin bir alanı kullanması ya da onu kendi tahakkümü faydası için kullanması bu davanın açılması için yeterli sebepler arasında bulunuyor.
Müdahalenin önlenmesi davasının açılması ile beraber taşınmazın korunması sağlanmaktadır. Taşınmazdan doğan hak ihlalleri de bu şekilde minimum seviyeye indirilmektedir. Sadece müdahalenin önlenmesi değil aynı zamanda izinsiz işlem gerçekleştiren kişilerin cezalandırılması için de gerekli olan dava açma adımları tamamlanabilir.
Davanın açılmasının ana amacı taşınmazın kurtarılması ve hak ihlalinin önlenmesiyken aynı zamanda işgal ettiği süreye karşılık da bir tazminat alınması için de bilahare dava açılma hakkı vardır. Avukatınız bu yönlendirmelerin her birini kusursuz şekilde tamamlayacaktır.
Gayrimenkul hukuku neleri kapsar; men-i müdahale davası son dönemlerde en sık açılan ve devamında avukat desteği aranan hususlar arasında kendini göstermektedir.
Tapu İptal Davası Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Gayrimenkul hukuku neleri kapsar; tapu iptal davası da bu alan kapsamında değerlendirilmektedir. Tapu iptali süreci ile alakalı dikkate alınması gerekenler;
Tapu iptal davası tapunun sahibi olan ve bu tapuyu hukuka aykırı bir biçimde elde ettiği iddia edilen kişiye karşı açılmaktadır.
Davanın olumlu sonuçlanması adına hangi yönlerden hukuka aykırı olduğuna dair gerekli olan bilgilendirmelerin yapılması gerekiyor.
Tapu iptal davasında kişilerin uygulama adımına geçebilmesi için kesinlikle mahkeme kararının kesin bir hal alması gerekmektedir.
Bir kişinin hisseli olan bir tapuyu tek bir kişiden satın alması ve daha sonrasında diğer hisse sahiplerinin hakkının suiistimal edilmesi konusunda gerekli olan tapu iptal davası açılabilir.
Bu işlemin yanı sıra kişilerin satışı sağlayacak akıl sağlığına sahip olmamaları da tapunun geçerliliği olmamasını kanıtlayacak unsurlar arasındadır. Tabi ki bu sağlık sorunun heyet tarafından onaylanması ve mahkemeye sunulması gerekiyor.
Taşınmazlar üzerinde hakkın korunması için bu tür verilmiş itiraz yetkileri ve karşı dava açma hakları konusunda bilgi sahibi olunması gerekir. Sorununuzun temelini avukatınıza belirttiğiniz zaman sizin ne tür bir dava açmanız gerektiği konusunda sizi anında yönlendirecektir.
Şirketler Hukuku

Şirketler Hukukunun Diğer Hukuk Alanlarıyla İlişkisi
Şirketler hukuku bir sözleşmeye dayandığından Borçlar Hukuku ile yakın bir ilişki içerisindedir.
Çelik korse ilkesi: Anonim ve Limited şirketler için hangi hükümlerin sözleşmeye konulacağını da kanun belirlemiştir. Şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğu bir tazminat sorumluluğudur. Şirketlerde esas olan ortakların ölümü halinde şirketin kapanmasıdır fakat istisnai olarak mirasçılarla da ortaklık sürdürülebilir. Miras Hukuku ile ilişkilidir. Ayrıca şirketlerin ayni sermaye unsurları Eşya Hukukunuyakından ilgilendirmektedir.
Uluslararası Ticaret Hukuku, yabancıların yönetici & ortak olup olamaması, aranan koşullar, şirket kurma özgürlüğü* (AİHM’de çokça örneği vardır.) vs gibi konular bakımından şirketler hukukuyla ilişkilidir. Vergi ve İdare Hukukuile de çok yakından ilişkilidir. Ör. listelenmiş bazı anonim şirketlerin kurulabilmesi için Ticaret Bakanlığının izni gerekir.
Ticaret şirketlerine özgü özel hükümler vardır:
Tüm ticaret şirketleri için geçerli olan hükümler, yoksa aşağıdakiler sırayla uygulanır:
TMK’daki tüzel kişiler için yer alan hükümler
TBK’daki adi şirketlere ilişkin hükümler
Kooperatifler için Kooperatifler Kanunu, yoksa aşağıdakiler sırayla uygulanır:
Tüm ticaret şirketleri için geçerli olan hükümler
TMK’daki tüzel kişiler için yer alan hükümler
TBK’daki adi şirketlere ilişkin hükümler
Bankalar için Bankacılık Kanunu, yoksa aşağıdakiler sırayla uygulanır:
TTK’daki anonim şirketlere ilişkin özel hükümler
TTK’daki ticaret şirketlerine ilişkin genel hükümler
Sigorta şirketleri için Sigortacılık Kanunu, yoksa aşağıdakiler sırayla uygulanır:
Anonim ise anonim şirketlere ilişkin, kooperatif ise kooperatiflere ilişkin hükümler,
TMK’daki tüzel kişiler için yer alan hükümler
TBK’daki adi şirketlere ilişkin hükümler
Adi şirket ise TBK’daki adi şirketlere ilişkin hükümlere uygulanır.
Şirket kapsamına girmeyen ama benzeyen kuruluşlar: Vakıf ve derneklerdir.
Tüzel kişiliğe sahiplerdir. Şayet ticari iş yaparlarsa tüzel kişi tacir sıfatı kazanırlar.
Manevi amacı gerçekleştirmek için ticari işletme yürütebilirler. Fakat bu amaçlarını değiştirmez. Şirketlerde ise amaç ekonomiktir.
Ticari şirketlerin tacir sıfatı kazanması için ek koşul gerekmez. Ticari olarak kurulmuş olmaları gerekli ve yeterlidir. Fakat dernek ve vakıfların tacir olmaları için amaçları doğrultusunda bir ticari işletme işletiyor olmaları gerekir.
Kamuya yararlı dernek ve vakıflar ticari işletme işletseler dahi tacir olamazlar. Böyle bir ayrım şirketler bakımından söz konusu değildir.
Ticaret Hukuku

Ticaret hukuku, ticari faaliyetlerin dayandığı hukuki düzenlemeleri ve işlemleri tanımlayan bir hukuk dalıdır. Şirketlerin ticari açıdan başarılı olabilmeleri için ticaret hukukunun temel ilkeleri ve hukuki kavramları hakkında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Bu blog yazısında, ticaret hukukunun önemi, şirketler için temel ilkeleri, sözleşme türleri, denetim yükümlülükleri, iş hukuku ve ticaret hukuku ilişkisi, sorumluluk türleri, önemli hukuki kavramlar, sözleşmelerde tarafların ifa yükümlülükleri, dava çeşitleri ve süreçleri ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ele alınacaktır. Ticaret hukukunun temel kavramları ve işleyişi hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için bu blog yazısı faydalı olacaktır.
COVİD 19 KORONA VİRÜSÜN İŞÇİ HAK VE ALACAKLARINA ETKİSİ

Corona sebebi ile işten çıkarıldım kıdem tazminatı alabilir miyim?
Corona sebebi ile işten çıkarıldım ne yapmalıyım?
Bursa da faaliyet gösteren Bursa İşçi Avukatı, İşçi Hakları Avukatı Bursa Emir Yahya KAHRAMAN Hukuk Bürosu işçi hakları konusunda özenli ve özverili bir şekilde müvekkillerinin talepleri doğrultusunda en iyi sonucu almak için en iyi performansla çalışır.
Günümüzde işçiler birçok haklarından habersiz şekilde çalışmaktadır. Bu durumda bir İŞÇİ AVUKATI olarak işçilerin her zaman yanında yer almış ve işçilere elde ettikleri hakları ve kazanımları almaları için elimizden gelen çabayı sağlamış bulunmaktayız.
Son günlerde birçok işverenin pandemi korona virüsü de bahane ederek işçileri işten çıkardığına şahit oluyoruz. Bu konuda gelen talepler üzerine açıklama gerekliliği hasıl olmuş olup bursa işçi avukatı olarak gerekli açıklamaları siz değerli müvekkillerimiz ile paylaşıyoruz.
Tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüsü de bahane ederek bazı işverenlerin işçilerini zorla işten çıkardığı, yıllık izinlerini kullanmaya ya da işten ayrılmaya zorladığını görüyoruz.
İş verenlerin bu talep ve tutumları tamamen hukuk dışıdır. Bu talepler karşısında işçiler iş sözleşmelerini haklı nedenle fes edebilirler.
İşçiyi zorlayan veya herhangi bir zorlama yapmasa dahi işyerinde covid 19 kapsamında gerekli tüm sağlık tedbirlerini almayan işverene karşı da iş yerinde virüsü kapma tehlikesi var ise çalışmaktan kaçınma ve yine sözleşmenizi haklı fesih hakkınız vardır. Haklı fesih hakkınızı kullanarak tüm yasal haklarınız ve tazminatlarınızı işverenden talep edebilirsiniz.
Konuya ilişkin detaylı bilgiye linkteki videomuzdan ulaşabilirsiniz.
İcra İflas Hukuku

İcra ve İflas Hukuku, borçların tahsil edilmesi (icra) ve iflas durumlarında borç ve alacak ilişkilerinin düzenlenmesi ile ilgilenir. Bu hukuk dalı, alacaklıların haklarını korurken, borçluların da haklarını gözetir ve adil bir çözüm süreci sunar.
İcra ve İflas Hukukunun Önemi
Alacakların Tahsili: İcra Hukuku, alacaklıların haklarını koruyarak, alacakların yasal yollarla tahsil edilmesini sağlar.
İflas Süreçlerinin Yönetimi: İflas durumlarında, borçların adil bir şekilde yeniden yapılandırılmasını ve borçluların iflastan çıkış süreçlerini düzenler.
Hukuki Denge ve Adalet: Borç ve alacak ilişkilerinde hukuki bir denge sağlayarak, tüm taraflar için adil bir çözüm yolunu hedefler.
İcra ve İflas Hukuku Hizmetleri
İcra ve İflas Hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlar ve hukuk danışmanları,ve özellikle Bursa Avukat Emir Yahya Kahraman Hukuk Bürosu şu hizmetleri sunar:
Alacak Tahsilatı ve İcra İşlemleri: Alacakların yasal yollarla tahsil edilmesi için icra işlemlerinin yürütülmesi.
İflas Yönetimi ve Danışmanlık: İflas durumlarında borçların yeniden yapılandırılması ve iflas süreçlerinin yönetimi.
Hukuki Danışmanlık: İcra ve iflas hukuku süreçleri hakkında danışmanlık ve rehberlik hizmetleri.
Anlaşma ve Uzlaşma Yöntemleri: Borç-alacak ilişkilerinde uzlaşma ve anlaşma yollarının araştırılması ve uygulanması.
İcra ve İflas Hukukunu ilgilendiren Dava ve İşler:
Alacağın tahsili amaçlı icra ve iflas takibi,
Cari hesap ve faturaya dayalı alacakların tahsili için icra takibi yapılması,
Finans, kredi ve leasing sözleşmelerinden doğan alacakların tahsili için, icra takibi,
İtirazın iptali davaları,
Menfi tespit ve istirdat davaları,
İflas ve iflasın ertelenmesi davaları,
Borca itiraz ve istihkak davaları,
Tahliye davaları,
Ecrimisil davaları ve müdahalenin men-i davaları,
İhtiyati haciz davaları, ihtiyati hacze itiraz davaları,
Kira sözleşmelerinden kaynaklanan davalar,
İpoteğin paraya çevrilmesi,
Maden haczi davaları,
İhalenin feshi davaları
İcra Takibi Türleri:
İlamlı icra takibi
İlamsız icra takibi
Kambiyo takibi
Rehin takibi
İpotek takibi
Kira takibi
Çocuk teslim takibi
Nafaka takibi
Haciz Türleri:
Kesin(İcrai) Haciz: Takibin kesinleşmesinden sonra, satış yetkisi veren haciz türüdür.
Geçici Haciz: İtirazın geçici olarak kaldırılması halinde istenebilir.
İlave Haciz: Hacizli malın alacağın tamamını karşılamaması üzerine talep edilebilir.
Tamamlama Haczi: İcra müdürü haczedilen mala yanlış değer biçtiği takdirde yapılır.
İhtiyati Haciz: Alacağın güvence altına alınması istendiğinde tercih edilir.
Borcun ve alacaklı-borçlu arasındaki hukuki ilişkinin türüne
göre yukarıdaki haciz türlerinden biri işleme konur.
İcra Ceza Mahkemesi Nedir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 331 ve 345. maddeleri arasında tanımlanan ve icra hukuku ile bağlantılı suçlara dair yargılama yapmakla görevli özel mahkemeye icra ceza mahkemesi denmektedir. İcra ceza mahkemeleri, özel kanunlara bağlı ceza mahkemelerinden olduğu için, sadece icra ve iflas ile ilgili davalara bakmakla görevlidir. Bu kapsamda, icra mahkemesi tarafından bakılabilecek davalar şu şekilde sıralanmaktadır;
Borçlunun alacaklısını zarara sokmak amacıyla mevcudunu eksiltmesi suçu
Borçlunun kendisini aciz duruma düşürmesi veya durumunu ağırlaştırması suçu
İflas ve konkordato işlerinde hususi menfaat temin etme suçu
Ticari işletmede yöneticinin sorumluluğu suçu
Konkordato veya uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırmada yetkili kimseleri hataya düşürme suçu
Müflisin mallarını vermeyenlerin işlediği suçlar
Usule aykırı olarak ticareti terk etme suçu
Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu
Taahhüdü ihlal suçu
Çocuk teslimi emrine muhalefet suçu
İcra dairesince teslim edilen taşınmaz veya gemiye tekrar girme suçu
İcra iflas kanunu 30 ve 31. maddeler hükmüne uymama suçu
Nafaka ödenmemesi veya nafaka kararlarına uymama suçu
Artırmadan çekilme suçu
İcra ve iflas davalarında kovuşturma yapılabilmesi için, icra ceza mahkemesi şikâyet şartını aramaktadır. Şikâyeti yapacak kişinin, suç teşkil eden olayı öğrendiği tarihten itibaren, en geç üç ay içinde şikayetini yapması gerekmektedir. Suç teşkil eden fiil daha sonradan öğrenilmişse, suçun işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde şikâyet edilmesi gerekmektedir.
İflas Nedir?
Ticari bir işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye, tacir adı verilmektedir. Bir tacirin, haczedilen bütün mallarının paraya çevrilmesi suretiyle, bilinen bütün alacaklılarının alacağının ödenmesini sağlayan toplu tasfiye yöntemine hukuk iflas denmektedir. İflas sadece tacirler için geçerli olmaktadır. İcrayı kimse kendisi için isteyemezken, iflası tacirler kendileri için isteyebilmektedir. İflasın kanunda iki sebebi bulunmaktadır. Genel sebep, tacirin borç vadesinin gelmesi ve borcunu ödememesidir.
Özel iflas sebepleri ise şu şekilde belirtilmektedir;
Sermaye şirketinin pasifinin aktifinden fazla olması
Terekenin mevcudunun, borcuna yetmemesi
Haciz yolu ile yapılan takipte borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkması ve kalan mevcudunun da vadesi gelmiş ve bir yıl içinde vadesi gelecek borçlarını karşılamaya yetmemesi.
Fikri Patent Hukuku

Fikri mülkiyet hakkı tam olarak gerek sınai gerekse de bilimsel, edebi, sanatsal alanlarda kişilere ait olarak ve belirli bir yaratıcılık düzeyi sonucunda ortaya çıkan faaliyetler sonucu doğan, yaratıcılığını ortaya çıkaran bireylere yasal olarak büyük haklar tanıyan ve yasalarla bunun korunmasını sağlayan haktır. Fikri mülkiyet bireysel olarak veya kurumsal olarak bir fikre sahip olunmasını ve o fikrin somut olarak bir ürün meydana getirmesiyle ekonomik değer kazanmış şeklidir. Fikri ve sınai mülkiyet hukuku bir işletmenin veya bir bireyin ürünlerini, usullerini, görsellerini, dokümanlarını, kimlik bilgilerini veya unsurlarını, sanat eserleri, bütün özgün tasarımları ve açık ya da gizli bilgileri ile sahip oldukları kullanma, üretme, yayma, dağıtma, satma, değiştirme, dönüştürme gibi bütün hakları koruyan bir hukuk dalıdır. Bu sayede bütün sayılan maddelere uygun olan fikirleri veya eserleri tescil sahibi dışında izinsiz kullanan herkesin cezalarla yıldırılmasına ve tescil sahibinin haklarının korunmasına yaramaktadır. Oluşan bir resmi veya gayrı resmi hak iddiası ya da çalınma, kopyalanma veya her türlü ihlali kapsayan yasadışı durumda fikri ve sınai mülkiyet hukuku devreye girerek tescil sahibinin bütün haklarını maddi ve manevi olarak korur.
Avukatların özellikle Bursa Avukat Emir Yahya Kahraman Hukuk Bürosunun çalışma alanı olarak seçtiği bir hukuk alanıdır ve günümüzde en çok dava dosyaları açılan hukuk türlerinden biridir. Fikri ve sınai haklar yasalar tarafından korunarak hak sahibine hem maddi hem de manevi bir rahatlık verir. Hakları elinde bulunan her türlü fikir veya eserin korunduğunu bilerek işlerine devam eden tescil sahipleri daha çok yaratıcı işler yaparak yollarına devam ederek yeni ürünler ve eserler üreterek çalışabilirler. Yani fikri ve sınai mülkiyet hukuku sadece maddi olarak fikirlerin korunmasını sağlamanın yanında tescil sahibinin veya şirketlerin manevi huzurlarının sürekli olmasına ve çalışma alanlarının daha huzurlu olmasına katkıda bulunarak daha yaratıcı ve yeni işlerin çıkmasında önemli rol oynar. Fikirlerinin ve eserlerinin korunduğunu bilerek yeni çalışmalar yapan bütün yaratıcı insanlar ve tescil sahipleri ya da şirketler ürünlerin veya fikirlerin daha yaratıcı şekilde gelişmesinde daha aktif rol oynarlar.